FİKİRDEN PATENTE YOLCULUK-2

FİKİRDEN PATENTE YOLCULUK-2

Yazılma zamanı 17/11/2018
Uzm.Dr. Ramazan SABIRLI


 

Aklınıza gelen şeyleri herkesle paylaşmak istersiniz, yakınlarınızdaki insanları darlarsınız. Her şey hemen oluversin istersiniz (İşte bu sizin içinizdeki heyecanı da yansıtır). Etrafınızdakilere anlattığınızda bazen donuk ifadeyle karşılaşır, anlamadıklarını fark edersiniz. Anlamadıklarını fark ettiğim çok kişi olmuştur benim de. Çoğu kişinin ilk cümleleri ‘’Ee yaptın mı? Ne zaman çıkacak? Bize de bir tane isteriz?’’ tarzındadır. O zaman kendimi Cem Yılmaz’ın Herşey Çok Güzel Olacak filminde ‘’Abi bar açıyorum. En kısa zamanda’’ diyen Altan ÇAMLI karakteri gibi hissediyordum. Hoş hala aynı şeyleri hissettiğim zamanlar oluyor.

Sonrasında ‘’Fikrim var nereden başlayacağım ben?’’ safhası başlıyor. Herkese anlattığımız (aslında şiddetle yasak) fikrimizi resmiyete dökme zamanı. İşte bu safhada biraz bocalıyoruz(Fikrimin patente dönüşmesi sürecinde en zorlandığım şey bana akıl verecek, yol gösterecek birini bulamamaktı. Yol gösteren olmayınca da kulaktan duyma bilgilere inanmaktaydım) Sanıyoruz ki fikri, tasarımı ürettikten sonra patent alınıyor (en azından ben böyle sanıyordum). Ama tabi ki de patent almak için tasarımı yapmak gerekmiyor. Tasarladığınız cihazın teknik çizimi ve çok iyi, detaylı bir tarifnamesinin hazırlanması ve Türk Patent Enstitüsü’ne başvurmak yeterli olmaktadır. Tarifname ve teknik resimler birbirini tutuyor olmalı ve anlatılan yöntem veya tasarımın yapılabilir olması yeterlidir. Bireysel veya aracı kuruluşla başvurulabilmektedir. İlk patent için önerim aracı kuruluş ile başvurmaktır. Ayrıca bu dönemde fikir hırsızlığı yapan, size destek sağlayacağını vaad eden, uyanık kişilerle karşılaşacağınızı da hatırlatmak isterim.

İçinizde biriken tasarım bir yerden sonra bunu teknik çizime dökebilecek birini aramaya iter sizleri. Mutlaka gizlilik sözleşmesi imzaladıktan sonra konuşmalısınız. Sözleşme yoksa konuşmak da yok. Bu safhada patent almak için aracı kuruluşa form doldurarak ön araştırma yaptırılmakta. Fikir tamam belki ama çizmeden, fikri canlandırmadan halen birçok şey yarımdır. Bu safha Solid Works, Sketch Up gibi 3 boyutlu çizim programlarını tanımaya başladığınız, mühendis veya 3d çizer biriyle tanıştığınız safhadır genelde. ‘’Ah ya şu solidi bir öğrensem’’ dersiniz bazen. Tabi bu safhanın en zor yanı çizememek değildir, ne çizileceğini, nasıl bir şey çıkacağını çizimci arkadaşa anlatabilmektir. Hele bir de benim gibi aklınızda sadece fikir varsa, kendiniz de tam ne istediğinizi bilmiyorsanız bu safhada ‘’Deveye hendek atlatmak gerekiyor’’. Tavsiyem şudur ki önce ne istediğinizi iyi biliniz. Ayrıca karşımızdaki kişi genelde mühendislik kökenli olduğunda, cihazın da insanda kullanılacağı göz ardı edilebiliyor. Böylece makina olarak çok güzel ama insana kullanılamayacak tasarımlar ortaya çıkıyor. Süreç her revizyonda uzayıp aylar sürebiliyor. Bende bu süreç 9 ay 10 gün sürmüştü (doğum gibi).İnanın 2 ay çizer arkadaşa entübasyonun bildiğim her şeyini öğretmek zorunda kalmıştım (o zamanlar ben de asistandım ve öğrenme safhasındaydım). Ve o dönem birilerinden destek görmeyi çok ama çok isteyebiliyorsunuz. Çizimle yatıp çizimle kalkıyor, biri daha el atsa bu işe keşke diye sayıklayabiliyorsunuz. Çizer arkadaşı çok darladığımı çok iyi biliyorum bu safhada. Arkadaşları darlamayınız lütfen. Bu dönem bir sabır testinden geçmekte olduğunuzu unutmayınız. Karşınızdakinin sizinle aynı heves ve istekte olmasını beklerseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Herkesin kendince hayat koşuşturması olduğunu unutmadan, uyumlu çalışmaya özen göstermek zorunda olduğunuz bir dönemdesiniz.

Çizimleriniz tamamlandıktan sonra aracı kuruluşun patent formu doldurularak bir ön araştırmadan geçeceksiniz. Bu ön araştırma hiç birşeyi %100 garanti etmemekle birlikte sizin buluşunuzla patent veya faydalı model başvurusu yapıp yapamayacağınız konusunda aracı firmanın görüşünü bildiren bir rapordur. Ön araştırma raporu cüzi bir ücretle yapılmaktadır.

Aracı kuruluşun ön araştırma raporu sonrasında patent alabilir şeklinde rapor geldiyse TPE’nin patent başvuru formunu doldurmaya başlaabilirsiniz (http://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/forms/). Bu formda sizlerden tarifname yazmanız istenmektedir. Buluşunuzun her işlevini her parçayı ayrı ayrı referanslayarak belirmeniz gerekmektedir. Hangi özellikleri koruma altına alacağınızı tek tek belirtmeniz istenmektedir. Bu safha bilimsel makale yazmak gibidir. Tarifnamenizi yazdıktan sonra aracı kuruluş size tarifnamenizi düzenleyerek geri gönderir (Bir nevi makalelerdeki proofreading gibi). Siz onay verdikten sonra da TPE veri tabanına başvuru verileriniz girilir. Teknik olarak bu safhadan sonrasında fikriniz korunmaya başlar. Evet fikrinizi cümle âleme ilan edebilirsiniz ama tavsiyemdir benim yaptığımı yapmayınız. Deli, geri zekâlı gibi görüneceksiniz bu dönemde(şahsen ben böyle hissetmiştim). Çünkü insanlar fikri, çizimi değil yapılmış materyali görmek isteyecekler. Çoğunun içinden ‘’Atma Ziyaaa’’ repliğini tekrarladığını duymuş gibiyim. Şundan da eminim ki çoğunuz yine de sabredemeyecek ve fikrinizi geze dolaşa anlatacaksınız. Bu dönemde de anlattığınız birçok insan ‘’Ee yaptın da ne oldu’’ hissiyatını size yaşatacaklar ve hevesinizi baltalamak isteyeceklerdir. Bu dönem uzun sürecek bir sabır dönemidir. Ayrıca bu zamanın daha yolun başlangıcı olduğunu da unutmamanızı tavsiye ederim. Patentinizi daha almadınız, alabileceğinizin garantisi yok. Ama TPE’nün sitesinde patent verilerinizi görüyor olmak da ayrı bir duygu.

Veri girişi sonrasında 2-3 ay kadar süren şekil yönünden incelenme safhasına girecektir buluşunuz. Burada tarifnameye koyduğunuz teknik çizimlerin tarifnamedeki ifadelerinizle uyuşup uyuşmadığına bakılmaktadır. Eğer rapor olumlu ise araştırma raporu safhasına geçeceksiniz. İşte bu safha bitmek bilmez. Aylar ayları kovalar. Ne haber vardır ne de bir işaret. Yıl dönümü gelir size yıllık harç masrafı çıkar gelir ve ödersiniz.2. yıl dönümü gelir yine harç masrafı ödersiniz.Bu safhada aracı kuruluşlar süre konusunda yanılgı içerisindedirler.12-18 ay arası sürede gelmesi beklenen rapor gelmeyebilir(benimki 19 ay sürmüştü).Bu safhadaki önemli nokta ise 1 yıl dolmadan(veri girişinden itibaren) The Patent Cooperation Treaty (PCT) başvurusu yapıp yapmayacağınıza karar vermenizdir.Burada mağdur olabilme riskiyle karşı karşıyasınızdır.TPE size araştırma raporunuzu genel itibariyle 12 ayda vermeyecektir.Siz eğer patentinize güveniyorsanız ve en az 3 bin İsviçre Frangınız varsa gönül rahatlığı ile PCT başvurusu yapabilirsiniz.PCT patentiniz uluslar arası boyuta taşınmaktadır.Ne kadar fazla ülkede koruma isterseniz bu ücret daha da artacaktır.Şahsi tavsiyem ilk patentinizi alacaksanız karanlık sularda yüzmek yerine temkinli olup ilk patentte ulusalda kalmanız yönündedir.Buluşunuzu daha da geliştirerek ikinci patentte doğrudan PCT’ye de açılabilirsiniz(Not:İlk olarak, doğrudan PCT’ye başvurmak da bir seçenektir-bu konuda tecrübem tavsiye vermek için yeterli değil).

Aylar süren bu safha sonrasında can alıcı noktalardan birine gelir ki o da araştırma raporudur. Bu rapor size patent alıp alamayacağınızı çok büyük yüzdeyle söyler. Bu raporda sizin buluşunuza benzerlik taşıyan, neredeyse tüm buluşları sıralar ve sizin buluşunuzda ilişkisine göre derecelendirme yapar. Eğer bu rapor olumlu gelirse size ‘’incelemeli patent mi yoksa incelemesiz patent mi istersiniz?’’ şeklinde seçiminiz sorulur. Burada dikkat etmeniz gereken nokta şudur: incelemeli patent tercihi yaptığınızda yaklaşık 12-16 ayda sonlanan ve 20 yıl patent koruması sağlanan bir sürece girmektesinizdir. İncelemesiz patenti tercih ettiğinizde ise yaklaşık 12ay süren ve 7 yıl patent koruması sağlayan sürece girmektesiniz. Böylece yaklaşık 3 yıl süre içinde hayal ettiğiniz patente kavuşmuş olursunuz. Akademik kariyer yapmak isteğiniz varsa doçentlik kriterleri içerisinde ulusal patentten 10 puan, uluslar arası patentten ise 20 puan alırsınız(puan patentte ismi olan kişi sayısına bölünür).

Patent alırkenki sürecinize üniversiteniz teknokentleri de destek olmaktadır.Burada teknokentten destek alırken teknokentin patent gelirinizin %10-15 gibi bir miktarına da ortak olacağını unutmamalısınız(eğer gelir hedefliyorsanız).Tabi eğer gelir hedefiniz yoksa(mutlaka olmalı) 0x%15=0 olacaktır.Teknokentler sizlere genelde başlangıçtaki yol göstericilik görevini yaparak işin içinden çekilmektedirler.Yıllık harç masraflarını yine kendiniz ödersiniz.Toplamda ise ulusal patentte 3-4 bin TL , uluslar arası patentte 30 bin TL civarı harcama yapacağınızı hatırlatmak isterim.

Patentini almış olmanız buluşunuzu üretebileceğiniz anlamına gelmemekte maalesef. Üretime geçiş süreci genelde ön araştırma raporunun olumlu gelmesiyle başlamaktadır. Benim önerim ise patent verilerinin TPE’nin online sistemine girildiği andan itibaren en azından tasarımınızın demosunu üretmek için çabalamanız yönündedir. Üretime geçiş sürecine de bir sonraki yazıda değineceğim. Sizleri aydınlatabildiysem ne mutlu.